Showing posts with label Yazılım. Show all posts
Showing posts with label Yazılım. Show all posts

'Matrix' gerçek oluyor

ABD Savunma Bakanlığı siber savaş tatbikatı yapmak için 'Matrix' filmindekine benzer bir simulasyon geliştiriyor.

ABD Milli Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Prjoleri Ajansı (DARPA) siber askerlerin olası siber savaşlara karşı alıştırma yapabileceği gelişmiş bir simulasyon projesine başladı. Simulasyonda insan gibi davranmaya programlanmış bilgisayar programları yeni nesil siber savaş silahlarını ve taktiklerini test edecekler.

Ulusal Siber Alan (NCR) adı verilen simulasyonda yazılan bilgisayar programlarının insan davranışlarını ve zayıflıklarını birebir taklit edebilmesi bekleniyor. Bu şekilde yazılan program, ulusal siber savunma adı altında hem saldırı hemde savunma amacıyla kullanılabilecek.

Oluşturulan simulasyonda normal hayatlarını sürdüren insanları taklit eden programlar ve onları rahatsız eden veya kurtarmaya çalışan savaşçı programlar bulunacak.

100115-matrixistem.hlarge[1]

'AJAN SMİTH'LER GELİYOR
Bu durum 1999 yılında çekilen ‘Matrix’ filmini oldukça andırıyor. Simulasyonda yer alan savaşçılar ise ‘Ajan Smith’ olarak adlandırılabilir.

Gelişmeyi daha heyecan verici kılan olay ise NCR adı verilen simulasyonun internet veritabanıyla sürekli güncellenecek olması. Böylelikle savunma dosyalarına sızabilecek ve 3. Dünya savaşına neden olabilecek saldırgan virüslerin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Yetkililer projenin 2. Test aşamasının tamamlandığını fakat NCR’ın tam kapasiteyle çalışması için daha zamana ihtiyaçları olduğunu açıkladı.

4G’li telefondan önce otomobil!

Toyota ile Alcatel-Lucent, bir sonraki mobil bağlantı teknolojisi olan LTE'nin entegre edildiği ilk otomobil prototipini tanıttı.

Yakın geleceğin mobil bağlantı teknolojisi LTE otomobile entegre edildi. Toyota ile Alcatel-Lucent’in işbirliğiyle üretilen ilk prototip, Paris’te tanıtıldı.

Alcatel-Lucent tesislerinde gerçekleştirilen etkinlikte, 2,6 GHz spektrumunda bir Long Term Evolution (LTE) ağına yönelik canlı demolar ve ng Connect “LTE Bağlantılı Otomobil”in Avrupa pazarına ilk tanıtımı yapıldı. LTE, mobil bağlantı hızını mevcut 3G'ye kıyasla bir hayli artıracağı için '4G' olarak adlandırılıyor.

100126-LTEcar.hlarge[1]

Etkinlik LTE 'ekosistemi'ndeki diğer firmalarla işbirliği içinde sergilenen yeni uygulamalara sahne oldu. Bu firmalar arasında, mobil cihaz üreticisi LG Electronics, mobil oyun şirketi FishLabs, dijital imza lideri SIGNEXX ve mobil güvenlik ve dijital güvenlik lideri Gemalto yer alıyor.

100126-LTEcar3[1]

LTE Bağlantılı Otomobil’in Avrupa’daki ilk canlı demosu da etkinlikte gerçekleştirildi. Otomobil, Alcatel-Lucent’ın QNX Software Systems, Toyota Motor Sales (TMS) USA, Inc., chumby, Kabillion ve Atlantic Records gibi ng Connect Programı’na üye kurumlarla birlikte geliştirildi.

15-18 Şubat tarihlerinde Barselona’da yapılacak Mobile World Congress fuarında da sergilenecek olan LTE Bağlantılı Otomobil konsepti, araç içinde kişiselleştirilmiş kullanım olanakları sunuyor. Konsept, eğlence, bilgi+eğlence, güvenlik ve sürüşle ilgili özelliklerin bir arada sunulacağı kapsamlı bir menüye sahip.

100126-LTEcar5[1]

Etkinlikte, LTE Bağlantılı Otomobil’e ek olarak, LTE donanımlı bir Ar-Ge minibüsü içinde, şirketin kampus genelinde 2,6 GHz bandında çalışan LTE ağı kullanılarak, mobil servislerin demosu yapıldı.

2,6 GHz’nin, Avrupa’da LTE için en çok tercih edilen frekanslardan biri olması bekleniyor. Demoda, çokoyunculu mobil oyunlar, fotoğraf ve müzik indirme ve 3G/HSPA ile LTE ağlar arasında yumuşak geçiş gibi yetenekler de sergilendi. 3G/HSPA ile LTE ağlar arası geçiş, yeni teknolojiye hazırlanan operatörler için kritik bir ihtiyaç.

http://www.greentelecomlive.com/?p=1462

Windows 3.1'in deneyimini yaşayın

En yeni sürüm olan Windows 7 ile fırtınalar estiren işletim sistemi, bir zamanlar ne haldeydi görmek ister misiniz?

Şu anda dokunmatik ekranları destekleyen, vektörel arabirimi ile harika efektleri ekranınıza getiren Windows'un ilk zamanlarına da şahit olmak ister misiniz?

windows-7-logo[1]

90'lı yılların devrim niteliğindeki bu teknolojisi, tarayıcı üzerinden çalışabilecek hale getirilmiş durumda.

Geriye doğru Windows Sürümleri

    Windows 7
    Windows Vista
    Windows XP
    Windows ME
    Windows 2000
    Windows 98
    Windows 95
    Windows 3.1

Windows 3.1'i kullanmak için buraya tıklayın.

iPhone’dan sonra PS3’ü de ‘hack’ledi

'En güvenlikli' oyun konsolu Sony PlayStation3'ün şifreleri, daha önce iPhone'ı da 'hack'leyen genç yazılımcı tarafından çözüldü.

Apple iPhone’ın şifrelerini kıran hacker şimdi de Sony PlayStation 3’ü ‘açık’ hale getirdi. BBC’yi arayıp haberi veren George Hotz, PS3’ün şifrelerini kırmasının sadece beş hafta aldığını söyledi.

Üç yıldır pazarda olmasına karşın ‘hack’ edilemeyen tek oyun konsolu olan PS3 için “hiç bir cihaz hack edilemez değildir” diye konuşan Hotz, geliştirdiği tekniği rafine etmekle meşgul olduğunu ve biter bitmez internette yayınlayacağını da bildirdi.

PS3’ün hack edilmesi, konsolda PS2 oyunlarının, kopya/korsan oyunların veya diğer yazılımların çalıştırılabilmesi anlamına geliyor. Sony, haber üzerine konuyu incelemeye başladığı ve yakında gerekli önlemler için hazırlıklara başlanabileceği açıklamasında bulundu.

100126-PS3hack.widec[1]

Bazı internet dedikodularına göreyse, bu 'hack' olayı aslında 'danışıklı dövüş'. Yorumlara göre firma birkaç yıl içinde PS4'ü çıkarmaya hazırlanıyor ve geniş PS2 oyun koleksiyonuna sahip oyuncular normalde PS2 oyunlarını çalıştırmayan PS3'ün artık kırılabileceğini bilirse satın almayı düşünebilir. Bu da PS4 lanse edilmeden hatırı sayılır miktarda PS3 satılabileceği anlamına geliyor.

IPHONE'U 17 YAŞINDA KIRDI
iPhone’un şifrelerini henüz 17 yaşındayken kırmayı başaran Hotz, PS3 üzerinde çalışmaya geçen yaz başladığını, üç hafta boyunca cihazın donanımını analiz ettiğini söyledi. Uzun aradan sonra geçtiğimiz aylarda yeniden işin başına oturan Hotz, iki haftalık ek mesai sonucunda sistem, çözmeyi başardı.

PS3 sistemi için “güvenlik üst seviyede tutulmuş” yorumu yapan Hotz, tüm detayları henüz açaklamasa da sistemin yüzde 5 donanım yüzde 95 yazılım komponentlerinden oluştuğunu belirtti.

Hotz “Açıkçası PS3 ile hiç oyun oynamıyorum. Ancak PS3 ile eski PS2 oyunlarının oynanamadığını ve cihazın ‘kırılamaz’ olduğunu biliyordum. ‘Hack’ledikten sonra hem eski oyun edisyonları hem de her türlü diğer yazılım ve işletim sistemi PS3’te kullanılabilir oldu” dedi.

http://geohotps3.blogspot.com/

http://web.archive.org/web/20080208175647/http://lpahome.com/

http://twitter.com/Geohot

http://en.wikipedia.org/wiki/George_Hotz#Hacking_the_PlayStation_3

http://iphonejtag.blogspot.com/

10 yılda 10 devrim

Son 10 yıla damgasını vuran bu 10 bilimsel devrim sayesinde ne Dünya ne de üzerindeki yaşam eskisi gibi olacak.

Mars'ta su bulunmasından yüzyılın deneyi olarak adlandırılan Büyük Hadron Çarpıştırıcısına, Eris cüce gezegeninin ortaya çıkartılmasından klonlamaya, bilim dünyasının son 10 yılda kaydettiği ilerlemeler bir büyük bilim atılımının adımları sayılabilir. Zira bu bilimsel zaferler sayesinde ne Dünya ne de üzerindeki yaşam eskisi gibi olacak.

İşte son 10 yıla damgasını vuran devrim niteliğindeki bilimsel keşif ve gelişmeler:

1. BÜYÜK HADRON ÇARPIŞTIRICISI
Yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen 10 milyar dolarlık araştırmada, Büyük Hadron Çarpıştırıcısıyla, 14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamının yaratılması amaçlanıyor.

091228-bilimsel10devrim2.widec[1]

İsviçre'nin Cenevre kentindeki yeraltı tünelinde yapılan deneyde geçen yıl ilk kez çalıştırılan atom çarpıştırıcısı, bir ton helyumun tünele sızmasına yol açan elektrik bağlantısı arızası yüzünden kapatıldı. Bu yılın sonlarında yapılan ve gelecek yıl yapılacak asıl çarpıştırma operasyonunun provası olarak görülen "Atlas" adlı deneyde ise 1,18 trilyon elektrot volt gücünde, karşı yönlerde yol alan iki parçacık ışınının çarpışmayı doğurduğu açıklandı.

Çarpıştırıcının katedral büyüklüğündeki dev odasında bulunan belli başlı dört detektörden biri, ilk yüksek enerjili proton çarpışmasını dünya rekoru olarak kaydetti. Çarpıştırıcının enerjisi aşama aşama artırılmaya devam edecek.

Deney sırasında tünel boyunca ayrı yönlerde iki proton huzmesi veriliyor. Işın demetleri ayrı istikametlerde, ışık hızına yakın bir süratle halka şeklindeki tünelde yol alıyor. Proton ışınlarının birbiriyle büyük bir enerjiyle çarpışmasının ardından bilim adamları, kozmosun doğasını kavramaya yarayacak yeni parçacıklar görmeyi umuyor.

2. KÖK HÜCREDE BÜYÜK DEVRİM
Japon bilim adamı Şinya Yamanaka, Kasım 2007'de, insan embriyosu kullanmadan kök hücre üretilebileceğini kanıtlayarak bilim dünyasının kanını donduracak bir atılıma imza attı.

Yamanaka, Kyoto Üniversitesi laboratuvarında, insan embriyosu kullanmadan kök hücre üretilebileceğini, farelerden alınan deri hücreleri üzerinde genetik oynama yaparak gösterdi. Araştırmayla elde edilen kök hücrenin insan embriyosu kullanılmadan üretilmesi, kök hücre çalışmalarına izin vermeyen çevreleri rahatsız etmeyecek olması dolayısıyla da büyük önem taşıyor.

Kısaca iPS olarak adlandırılan, yeni geliştirilmiş kök hücre tipi, yetişkin deri hücrelerine dört gen yerleştirerek ortaya çıkardı. Vücuttaki 220 hücre tipinden herhangi birinin sayısız kopyasını oluşturma yeteneğine sahip embriyonik kök hücreler gibi davranmaya başlayan iPS hücreleri, hastanın kendi yetişkin hücrelerinden türetildiği için bağışıklık sistemi tarafından reddedilme riski taşımıyor. iPS hücreleri, embriyolardan türetilmediğinden büyük bir ahlaki ve dini soruna yol açmıyor.

3. DÜŞÜNCE GÜCÜYLE MEKANİK HAREKET
Beynin har,tasını çıkarma yolunda son on yılda atılan dev adımların başında, bedensel hareketlerin kontrolü sırasında beyinde oluaşn elektromanyetik akımları tespit edebişmekti. Nort Carolina Üniversitesi’nden bilimciler, bir maymunun beynine belli noktalara yerleştirdikleri elektrotlarla bu elektrik komutşarı bilgisayara taşımayı ve maymunun bir mekanik kolu hareket ettirmesini sağlamayı başardı. Bu deney farklı üniversitelerce tekrarlandı ve geliştirildi.

Son gelinen noktada İtalyan bilimciler, 2 Aralık 2009’da kamuoyuna sergiledikleri sistemle, kolunu bir trafik kazasında kaybetmiş bir insanın sinirlerine bağlı mekanik bir kolu hareket ettirmesini sağlayabildi. Sinir sistemindeki bu gelişmeler, çok da uzak olmayan bir gelecekte, uzuvlarını kaybetmiş veya felçli hastaların hayatını oldukça kolaylaştıracak robotik protezler geliştirilmesine olanak sağlayacak.

Eris_and_dysnomia2[1]

4. CÜCE GEZEGEN ERİS
Tanımı konusunda gökbilimcileri ikiye ayıran ve en sonunda "cüce gezegen" sınıfında yer almasına karar verilen Eris, 2005 yılında keşfedildi.

Eris, keşfinden sonraki ilk yılında güneş sisteminin 10. gezegeni olarak anılırken, Uluslararası Astronomi Birliğinin gezegen tanımını yayımlamasının ardından "cüce gezegen" sınıfına sokuldu.

Buzullarla kaplı gezegenin yeni statüsü, kendisinden daha küçük olan Plüton'un da "cüce gezegen" kabul edilmesine yol açtı ve güneş sistemindeki gezegen sayısı Astronomi Birliğinin kararıyla 8'e düşürüldü.

Keşfedilen gezegene, tanımı üzerindeki tartışmalar nedeniyle, mitolojide kavga ve nifak tanrıçası olarak bilinen Eris'in adı uygun görüldü.

Plüton'dan yaklaşık 115 kilometre daha geniş olan Eris, güneş sistemindeki en uzak gezegen olarak biliniyor. Eris'in güneşten uzaklığı 14,5 milyar kilometreyi buluyor. 2005 yılında yapılan gözlemlerde Eris'in bir de uydusu bulunduğu keşfedildi ve bu uyduya Dysnomia adı verildi.

Eris'in yörüngesi, Güneş sistemindeki diğer gezegenlerin yörüngesel düzlemine 45 derece eğik konumda bulunuyor. Bu eğim yüzünden 2005 yılına kadar gözlerden uzak kaldığı düşünülen Eris, Güneş'in çevresindeki turunu 560 yılda tamamlıyor.

5. 7 MİLYON YILLIK KAFATASI
Afrika'nın Çad çöllerinde 2001 yılında bulunan ve 6-7 milyon yıllık olduğu tahmin edilen kafatası, insanoğlunun atasına dair tartışmaların merkezi haline geldi.

Toumai adı verilen kafatasını bulan Michel Brunet liderliğindeki Poitiers Üniversitesi ekibi, kafatasının bir insansıya, insanların atasına ait olduğunu duyurdu.

Bilim dünyasında bu görüşe karşı çıkanlar da oldu. Bir kısım bilim adamı, kafatasını, maymunlarla insan arasındaki kayıp halka olarak kabul ederken, bir diğer kısım bunun bir gorile ait olduğu tezini savundu.

Soyağacında halen belirsiz bir yere sahip olan Toumai'nin karakteristik özelliklerinde hem insan, hem de maymunla bağlantılar kuruldu, ancak halen nihai bir sonuca varılamadı. Bazı bilim adamları, bulunan kafatasından yola çıkarak, insansıların 7 milyon yıl iki ayak üzerinde yürüdüğü iddiasını da ortaya attı.

6. GÜNEŞ SİSTEMİNİN DIŞINDAKİ GEZEGENLER
Evrende yalnız olmadığımızı ispatlamaya yönelik araştırmaların odak noktasında bulunan güneş sisteminin dışındaki gezegenlere ilişkin keşiflerin tarihi, 1990'lı yılların başlarına dayanıyor. Bu yıllarda, güneş sisteminin dışında keşfedilen gezegen sayısı tek haneli sayılarla gösterilirken, 2000 yılında 20 kadar gezegen daha bulundu ve bu sayı son 10 yılda yüzlerce olarak anılmaya başladı.

Dünyaya trilyonlarca kilometre uzaklıkta bulunan bazı gezegenlerin teleskoplarla fotoğrafları çekilebildi. Keşfedilen 400'den fazla gezegenin büyük bölümünün, Jüpiter ve Satürn gibi devasa gaz gezegeni olduğu açıklanırken gökbilimciler çalışmalarını, yaşam izine rastlayabileceklerini düşündükleri Dünya benzeri gezegenler üzerinde yoğunlaştırdı.

7. KLONLAMA
Klonlama çağı, 1997 yılında ilk memelinin, Dolly adı verilen bir koyunun klonlanmasıyla başladı.

Dolly'i 2000 yılında bir maymun takip etti ve dünyanın farklı yerlerinde birçok araştırmacı, bu iki örneğin ardından at, inek ve kedi gibi birçok hayvan türünü klonlamayı başardı.

2001 yılında Güney Asya öküzü, 2009 yılında ise bir deve ile bir bizon klonlandı.

8. MARS'TA SU BULUNMASI
Kızıl Gezegen Mars'ta su bulunduğu iddiası doğrulandı. NASA, uzay aracı Phoenix'in, suyun varlığını kanıtlamakla kalmadığını, suya temas ettiğini açıkladı.

Mayıs ayından bu yana Mars'ın yüzeyini, mekanik kolunu kürek yerine kullanarak inceleyen robotun, gezegenin daha önce tahlil edilmemiş bölgesinde suyla karşılaştığı belirtildi.

microrna_biogenesis[1]

9. MİCRO-RNA
İlk kez 1993 yılında keşfedilen, ancak adını 2001 yılında alan microRNA'lar, sağlık ile hastalık arasında önemli bir rolü bulunan genetik şifre parçacıklarından oluşuyor.

Genin nasıl çalıştığını kontrol eden hücrelerin düzenli çalışması için ihtiyaç duyulan dengenin sağlanmasına yardımcı olan bu parçacıklar işlevini kaybettiğinde hastalıklar ortaya çıkıyor.

MicroRNA'ların bu nedenle yeni ilaçların keşfinde çok büyük önemi bulunduğuna inanılıyor.

10. GENOM HAYVANAT BAHÇESİ
Uluslararası bir çalışma olan Genom Hayvanat Bahçesi projesiyle, bir organizmanın DNA'sında kayıtlı genetik bilgilerin tamamına ulaşılmasında maliyetin düşürülmesi amaçlanıyor.

635 milyon avroya ve 10 yıllık bir çalışmaya mal olan proje, hücrelerin nasıl çalıştığının ortaya çıkarılmasına ve hastalıkların sayısız metotla araştırılmasına katkıda bulunuyor.

Bilim adamları, Genom 10K adı verilen Genom Hayvanat Bahçesini yaratarak, 10 bin omurgalı türün kayıtlı genetik bilgilerinin tamamına ulaşmayı amaçlıyor.

Vazgeçilmez “Windows Live Messenger”

Windows Live Messenger 10. yılını kutlarken; hakkında çok ilginç gerçekler de açıklandı.


Microsoft'un anlık mesajlaşma yazılımı Windows Live Messenger 10 yaşında. Milyonlarca insanın günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası haline gelen bu yazılım halen Türkiye dahil 59 ülkede ve 36 dilde en çok kullanılan anlık mesajlaşma yazılımı olarak hizmet veriyor.
Windows Live Messenger, 330 milyon aktif kullanıcısı ile dünyanın en büyük sanal topluluklarından birini oluşturuyor. Windows Live Messenger kullanıcıları el ele tutuştuğu takdirde dünyayı 12 kez saracak bir insan zinciri oluşturabiliyor.
Mevcut kullanıcı kitlesi ülkelerle karşılaştırıldığında Çin ve Hindistan'dan sonra dünyanın en büyük üçüncü nufusuna sahip olan Windows Live Messenger, 306 milyon nüfusa sahip ABD'den bile daha kalabalık bir insan topluluğuna ev sahipliği yapıyor.
İşte Windows Live Messenger'dan ilginç ve şaşırtıcı gerçekler:
* Günde 3 öğün yemek yer gibi, bir kullanıcı mesaj göndermek için ortalama günde en az 3 kez Windows Live Messenger'a bağlanıyor.
* Sohbet için anlık mesajlaşma (IM) yazılımı kullananların birbirlerine gönderdiği mesaj sayısı günde 9,4 milyarı buluyor.
* Eğer Windows Live Messenger mesajları A 4 boyutlarında kağıtlara geçirilseydi ve bu kağıtlar birbirlerine eklenebilseydi 474 bin km'lik bir yol oluşturacaklardı. Ay ve yeryüzü arasındaki mesafe 405 bin kilometredir.
* Eğer Windows Live Messenger mesajları A 4 boyutlarında kağıtlara geçirilseydi, bu kağıtların toplam ağırlığı 67 bin 900 ton olacaktı.
* Eğer Windows Live Messenger mesajları kağıtlara yazılmış olsaydı, günde 2,8 milyon ağacın kesilmesi gerekecekti. Halen bir ton ofis kağıdı elde etmek için ortalama 24 ağaç kesiliyor.
* Dünya genelinde ortalama bir Windows Live Messenger kullanıcısı 26,5 yaşında... Ülkelere göre yaş ortalaması 24,5 olan Türkiye'de en genç Windows Live Messenger kullanıcıları topluluğu bulunuyor. ABD ise 32 yaş ortalaması ile en yaşlı Windows Live Messenger topluluğuna sahip olan ülke.
* Windows Live Messenger üzerindeki sohbetlerin dünya genelindeki ortalama süresi 5 dakika. Amerikalılar 4 dakika ile bu ortalamanın altında kalırken Çinlilerin ortalama sohbet süresi 8 dakikaya kadar uzuyor.
* Anlık mesajlaşma yazılımlarında aynı anda bağlı olanları ifade etmek için kullanılan ölçümlemeler için (SOC – Simultaneous Online Connections) birimi kullanılıyor.
* Windows Live Messenger'ın canlı bağlantı tarihi rekorları şunlar: Aynı anda birbirine bağlı 1 milyon kullanıcı bariyerini İlk kez 5 Eylül 2000'de aşan Windows Live Messenger, 1 Eylül 2005 tarihinde ise 20 milyon canlı bağlantı rekorunu kırdı. Bugün ise tipik bir Windows Live Messenger mesaisi güne 40 milyon canlı bağlantı (SOC) ile başlıyor.
Microsoft'un Yazılım artı Hizmetler vizyonunun bir ürünü olan Windows Live Messenger 10. yılını kutlarken sunduğu yepyeni iletişim olanaklarıyla insanlar ve kültürler arasındaki mesafeyi ortadan kaldırıyor. "Sizin potansiyeliniz, bizim tutkumuzdur" sloganıyla yenilikçi yazılımlar ortaya koyan Microsoft, bilgisayar, PC ve mobil iletişim ortamlarında kesintisiz paylaşım ve etkinlik olanağı sunan Live serisi ürün ve hizmetleri gibi Windows Live Messenger'ı da her geçen gün yeni teknolojilerle zenginleştirmeye devam ediyor.

İstenmeyen e-posta, çevreye de zarar veriyor

Spam göndermek için kullanılan elektriğin 2.1 milyon evin kullandığı elektriğe eşdeğer olduğu açıklandı.

Günümüzde dünyanın e-posta trafiğinin yaklaşık olarak %80’inden fazlası ucuz ilaçlar, servis tanıtımları, yetkilendirilmemiş reklamlar gibi istenmeyen e-postalar (Spam) oluşturuyor. İnternet kullanıcılarını rahatsız eden Spam, yapılan bir araştırmaya göre çevreyi de tehdit ediyor.

Yazılım ve İnternet güvenliği firması McAfee'nin yaptığı araştırma, spam gönderiminin yıllık maliyetinin 33 milyar kilowatt/saat olduğunu ortaya çıkardı. Bu rakam, ABD’de bulunan 2.1 milyon evin harcadığı elektrik enerjisine eşit.

McAfee tarafından açıklanan araştırma, Symantec'in geçtiğimiz günlerde yayınladığı, siber suçluların çalıntı kredi kartlarının 7 kuruş, çalıntı kimlik bilgilerinin tamamının ise 80 kuruş karşılığında satıldığını gösteren raporun ardından yayınlandı.

Symantec'in Internet Güvenlik Tehdidi Raporu, İnternet'te kaydedilen Spam posta miktarının 2007 ve 2008 yıl sonları arasında %192'lik bir artışla 349,6 milyara ulaştığını ortaya koyuyor. Rapora göre, istenmeyen e-posta gönderilerinin %90'ı 'botnet'ler tarafından gerçekleştirildi.

'Botnet'ler, sahibinin izni olmadan, casus yazılımlar ve solucan gibi virüsler ile ele geçirilmiş bilgisayar sistemlerinden oluşan ağları ifade ediyor. Günümüzde milyonlarca bilgisayarı ele geçirmiş olan Conficker virüsü, bilinen en büyük botneti oluşturmuş durumda.

McAfee geçtiğimiz yıl 62 trilyon istenmeyen e-postanın gönderildiğini tahmin ediyor. Bu istenmeyen e-postaların gönderilmesi ve alıcı tarafından silinmesi için kullanılan enerjiyi üretmek için ortaya çıkan sera gazının 3.1 milyon otomobilin emisyonuna eşdeğer olduğu da belirtildi.

Facebook neden kuruldu?

Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg'in hayatını anlatan kitapta siteyi "daha fazla kız tavlamak için" kurduğu yer alıyor.

Facebook'un kurucusu ve sahibi Mark Zuckerberg. Mark Zuckerberg'in hayatını ve Facebook'un nasıl kurulduğunu anlatan yeni bir kitapta 'Silikon Vadisi'nin genç dahisi için ilginç iddialarda bulunuldu.
Ben Mezrich'in yazdığı kitapta zuckerberg'in siteyi Harvard'daki gizli bir klübe üye olup "daha fazla kız tavlamak için" kurduğu iddia edildi. Ayrıca 24 yaşındaki Zuckerberg'in bugün kraliyet ailelerinin genç üyeleriyle lüks yatlarda gezdiği de ortaya çıktı.
Dünyanın en büyük internet sitelerinden biri haline gelen Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg'in Harvard Üniversitesi'nde okuduğu yıllarda sitenin ilk versiyonunu gizli bir klübe üye olmak ve öğrenci kızları bu siteden bulup tavlamak için kurduğu ortaya çıktı.
Zuckerberg'in yakın çevresiyle konuşarak hakkında bir kitap yazan Ben Mezrich'e göre Mark yakın arkadaşlarına "Şu site çalışır hale geldiğinde bütün kızlar elimizin altında olacak. Üstelik popülerliğim de artacak" diyordu.

'LittleBigPlanet' video oyun ödüllerine imza attı

PlayStation 3 için geliştirilen LittleBigPlanet, Oyun Geliştiricilerinin Seçimi Ödülleri'nde dört dalda ödül kazandı.

LittleBigPlanet, San Fransisco'da düzenlenen "Game Developers Choice Awards"da (Oyun Geliştiricilerinin Seçimi Ödülleri) dört farklı kategoride ödül kazandı.

Media Molecule tarafından PlayStation 3 için geliştirilen ve sektördeki en sevimli karakterler ile kullanıcılara kendi bölümlerini oluşturma, oynama ve İnternet üzerinden paylaşma imkanı tanıyan oyun, en iyi oyun tasarımı, en iyi piyasaya çıkış, teknoloji ve yenilikçilik dallarında dört farklı ödül kazandı.

Etkinlikte ayrıca, Bethasda Softworks'un geliştirdiği "Fallout 3", yılın oyunu ödülünü alarak "LittleBigPlanet," Valve Software'in geliştirdiği "Left 4 Dead," Lionhead Studios'un "Fable II" ve Rockstar Games'in "Grand Theft Auto IV" oyunlarını geride bıraktı.

Game Developers Choice Awards, oyun geliştiricilerden oluşan bir jüri tarafından veriliyor. Ödüller, bir önceki yılın en iyi oyunlarını onurlandırıyor. Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen geleneksel ödül töreninin diğer kazananları ise şu şekilde:

    En iyi görsel tasarım: Prince of Persia (Ubisoft Montreal)
    En iyi mobil oyun: God of War: Chains of Olympus (Ready at Dawn Studios)
    En iyi ses: Dead Space (EA Redwood Shores)
    En iyi yüklenebilir oyun: World of Goo (2D Boy)

Firefox, Internet Explorer'ı geçti.

Açık kaynağın destanını yazmaya emin adımlarla devam eden Firefox, Internet Explorer'ı Antarktika'dan sonra ikinci kıtada da geride bıraktı.

Internet Explorer 8'i çıkarmasının hemen ardından gelen bu haber, Microsoft'u hayli üzecek gibi görünüyor. Zira geçtiğimiz ay Antarktika'da %100'lük pazar payıyla şov yapan açık kaynaklı yazılımların bıçkın delikanlısı Mozilla Firefox, şimdi de Avrupa'da lider konuma geçti.

IE7 Geride Kaldı

StatCounter'ın araştırma sonuçları, Firefox 3'ün ilk defa Internet Explorer 7'yi geride bıraktığını ortaya çıkardı. Verilere göre Firefox %35,05 pazar payına ulaşırken, IE7 %34,54'te kaldı.

IE8 ve IE6 kullananlar da hesaba katıldığında, Firefox bu toplamdan sadece %10'luk bir payda geri kalıyor. Diğer bir deyişle, önümüzdeki yıl bugünlerde Firefox'un tüm IE sürümlerinin toplamından daha geniş pazar payına sahip olduğunu görebiliriz.